"Sabah sıktım, öğlene bir şey kalmadı" mağazada en sık duyduğumuz şikâyet. Çoğu zaman suçlu parfüm sanılır; oysa aynı koku bir kişide akşama kadar kalırken başka birinde iki saatte kaybolabilir. Aşağıdaki dokuz sebepten biri ya da birkaçı genellikle işin içindedir. İyi haber: hemen hepsinin basit bir çözümü var.
1. Burnun kokuya alıştı
En yaygın sebep bu ve kokunun gerçekten gittiği anlamına gelmiyor. Beyin, sürekli duyduğu bir kokuyu bir süre sonra arka plana atar; sen artık fark etmezsin ama yanındakiler hâlâ duyar. Her gün aynı kokuyu kullananlarda bu etki daha da güçlüdür.
Çözüm: "Kokmuyor" diye yeniden sıkmadan önce yakınındaki birine sor. Bileğini bir süre kapalı tutup sonra koklamak da gerçeği gösterir. Kokuyu haftada birkaç gün başka bir kokuyla değiştirmek burnunu "sıfırlar".
2. Cildin kuru
Kuru cilt kokuyu tutamaz; koku molekülleri tutunacak yağ ve nem bulamayınca daha hızlı buharlaşır. Kış aylarında ve sık duş alındığında bu daha belirgindir.
Çözüm: Parfümü duştan sonra, cildin hâlâ hafif nemliyken sık. Sıkacağın noktaya önce kokusuz bir nemlendirici sürmek kalıcılığı belirgin biçimde artırır.
3. Bileklerini birbirine sürtüyorsun
Sıktıktan sonra bilekleri sürtmek çok yaygın bir alışkanlık. Sürtünme cildi ısıtır, en uçucu açılış notalarını hızla tüketir ve kokunun dengesini bozar.
Çözüm: Sık ve bırak. Kendi kendine kurumasını beklemek yeterli.
4. Yanlış yere sıkıyorsun
Sık yıkanan eller ya da sürekli açıkta kalan, rüzgâr alan bir nokta kokuyu çabuk kaybeder.
Çözüm: Nabız noktalarını kullan: boyun yanları, kulak arkası, bilek içi, dirsek içi. Bunlara bir de kıyafetin bir noktasını ekleyebilirsin; kumaş kokuyu tenden daha uzun taşır. Ayrıntısı parfüm nereye sıkılır yazımızda.
5. Kokunun karakteri zaten hafif
Narenciye, deniz ve hafif yeşil notalar doğası gereği uçucudur. Ağırlıklı olarak bu notalardan kurulmuş bir koku ilk saatlerde parlak ama kısa ömürlü olur. Amber, misk, vanilya, odunsu notalar ve oud ise saatlerce kalır.
Çözüm: Ferah kokuyu seviyorsan içinde amber ya da misk gibi bir dip notası taşıyan bir koku seç. Hangi notanın ne kadar kalıcı olduğunu kalıcı parfüm nasıl anlaşılır yazımızda anlattık.
6. Hava sıcak
Sıcak cilt ve sıcak hava kokuyu daha hızlı açar ve daha hızlı tüketir. İzmir yazında sabah sıkılan bir koku öğleden sonra yorulmuş olabilir.
Çözüm: Yazın gün içinde tazelemek için küçük bir şişe ya da seyahat boyu bir şişe taşı. Sıcak havada iki hafif sıkım, sabah dört sıkımdan daha iyi sonuç verir.
7. Şişe yanlış saklanıyor
Güneş, ısı ve hava parfümün en büyük düşmanlarıdır. Banyoda, cam kenarında ya da arabada bekleyen şişedeki koku zamanla değişir, zayıflar ve keskinleşir.
Çözüm: Şişeyi serin, karanlık ve sıcaklığı sabit bir yerde, kutusunda ve kapağı kapalı sakla. Ayrıntısı parfüm nasıl saklanır yazımızda.
8. Yoğunluk sana göre değil
Aynı kokunun farklı yoğunlukları farklı süre kalır. Eau de Toilette genellikle daha hafif, Eau de Parfum daha yoğundur. Ama tek başına yoğunluk her şeyi belirlemez; notalar da en az onun kadar önemlidir. Farkı EDP ve EDT yazımızda anlattık.
9. Tenin bu kokuyla anlaşmıyor
Her ten kokuyu farklı taşır. Cildin yağ oranı, vücut ısısı, kullandığın krem ve sabunlar aynı kokunun sende daha kısa kalmasına yol açabilir. Bu bir kusur değil; sadece bazı kokular sende daha iyi, bazıları daha zayıf çalışır. Konuyu her tende farklı koku yazımızda açtık.
Çözüm: Satın almadan önce kokuyu tende dene ve gününe devam et. Akşam bileğinde hâlâ duyuyorsan o koku seninle anlaşıyor demektir.
Hızlı kontrol listesi
- Duştan sonra, nemli cilde sık.
- Önce kokusuz nemlendirici sür.
- Bilekleri sürtme.
- Nabız noktalarına ve bir noktaya kıyafete sık.
- Şişeyi serin ve karanlıkta sakla.
- "Kokmuyor" demeden önce yanındakine sor.
Mağazada birlikte bakalım
Kullandığın kokunun sende neden kısa kaldığını anlamak için mağazaya şişeni getirebilirsin. Aynı aileden birkaç kokuyu bileğinde deneyip hangisinin tende en uzun kaldığını birlikte görebiliriz. Kalıcılığı artırmanın diğer yollarını da ayrı bir yazıda topladık.

